21 Mart 2013 Perşembe

Bir Zamanlar Kraldım




Mahallede okul pantolonundan başka pantolon giydiği zaman , zengin  sayılan çocukları düşünün , uçsuz bucaksız sokaklarda saklambaç oynayan ve hiçbir zaman bulunamayan çocukları , kendilerinden 1-2 yaş büyük olan çocuktan sote bir yerde mastürbasyon yapmayı öğrenen çocukları .Evden kaçırdığı unu, yere dökerek futbol sahası yapmaya çalışan ve sonunda anasından dayak yiyen nimet düşmanı günahkar çocukları .

İşte ben bu çocukların lideriydim ! Onların kralıydım .  Ağaca çıkıp erik aşırmayı , misket oynamayı , futbol oynamayı beceremezdim . Normalde böyle yeteneksiz fakir bir çocuğun itaat görmesi imkansızdır . Ama dediğim gibi ben kraldım, hepsinden akıllı olan bir kral !

- Aşşağı mahalledeki çocuklara, kıytırık bir misketi sulu boyayla kırmızıya boyayarak 5 misket ( değerli 5 misket ) karşılığında satmam onları büyülemişti. Yetenekli olan onlardı , misketleri hiç bitmeyen bendim!
- Düğün arabalarının önüne  atlamazdım , direk arabanın gelini alacağı eve gider, kendimi evin kapısına bağlardım . Bu yüzden hiçbir zaman damattan  zarfın içinde para almadım , çünkü bizim mahallede zarfın içinde para olmazdı . Benim elimde para , onların ellerinde boş zarflar . Akıllı olan bendim , 60 kilometre hızla giden arabanın önüne atlayan onlardı !
-  Daha ilkokulda karnesine zayıf getiren onlar , babasının parmakla işaret ettiği , "örnek al " dediği bendim !
- Oyuncaklarını havada birbirine vurarak dövüştüren ve hemen sıkılan onlar , yer çekimi kanununu uygulayarak senaryo eşliğinde oyuncaklarıyla oynayan bendim .

Öğlen saatleriydi ,  kulaklarımız çekirge sesine alışacak kadar ; mevsim yazdı . Aşşağı mahalle ile maçımız vardı .  Arsada buluşacaktık . Yine en son ben gittim . Takım kendi arasında ısınıyordu . Topu istedim , kaleye bir şut çektim . Çok kötü bir şuttu . Söylemiştim : futbolu nasıl oynanacağını bilecek kadar biliyordum . Kimse umursamadı , benden bekledikleri şey zekamla maçı kazandırmamdı . Öyle yaptım , direkler yerine kullandığımız taşlarla kaleyi küçülttüm , çok faullü oynuyor diye Pire Salih'i oyundan attırdım . Kazanmak için her şeyi yaptım . Kazandık , itaat ettiler , mahalleye dönene kadar beni övdüler . Hepimizin pantolonları gri kumaştı . Eve döndüğümde , oyuncaklarımın bir kutunun içinde olduğunu gördüm , " Neden " diye soramadan annem bütün kutuları bantladı .  Yeni bir mahalleye taşındık . Misket ve futbol oynanmayan , okul pantolu giyenlerin fakir sayıldığı bir mahalleye .

Yıllar sonra  sevgilimin sosyalizmi bana anlattığı günlerde aklıma "bir zamanlar "kral olduğum geldi .

O günden sonra , Ne zaman  boyadığım  misketleri satmaya çalışsam ...yağmur yağdı...

 Kırmızı boya akıp , normal misket ortaya çıkmaya başlayınca " Yaşasın Komünizm " diye bağırdım .

Kraldan çok kralcı olmadığım zamanlarda beni kimse sevmedi.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder