27 Şubat 2012 Pazartesi

mutlu bir gün

Çok iyi hatırlıyorum ...taksimetre 6 lira yazmıştı dün akşam , şimdi 23 lira yazıyor. dün akşam, bu akşamdan daha mı ucuz?...aynı yerden bindim, aynı yerde ineceğim....ulan şerefsiz taksici , seni doğuran kahpe ölmüştür umarım...ben 6 liralık bir adam mıyım ?  vicdansız herif ....hiç mi sevmedin beni ? o kadar sigara içtik beraber , eski bayramları özledik  ...beni 6 liralık mı sevdin .....? Çok iyi hatırlıyorum ...dün akşamki takside giderken 5 berber dükkanı saydım... klas berber , star berber , yıldız berber , umut berber, ciks berber....keşke bir tane de taksici saysaydım, kalleş bir taksici!!!  bu akşam kaç berber saydım biliyo musun ? hiç.... beni seven bir  taksici saydım ama.....hep ağaçlı yollardan götürüyo beni, ağaçları ne kadar sevdiğimi de söylemedim üstelik......Çok iyi hatırlıyorum.... dün akşamki taksici, tam inmek istediğim yerde indirdi beni ...ulan senin gibi orospu çocukları olmaz olsun ...insan anlar beee anlarr, istemiyorum orada inmek, aynı eve gitmek , aynı koltukta, aynı kaptan meyva yemek ...bu hayatı berber saymak için mi yaşıyorum ? ....sen ne kadar kötü bir taksici olduğunu anlamışsındır umarım...bu akşam evet bu akşam , inmek istediğim yerin yakınından bile geçmedik , o kadar mutlu oldumki son sürat bastık gidiyoruz...yanımda beni gerçekten anlayan  bir taksici var çok mutlu oluyorum ...biliyorum o da beni sevdi , belki ağzıyla söyleyemiyor ama sağ eliyle sürekli bacağımı seviyor....Çok iyi hatırlıyorum.. daha önce benim olanı kimse sevmemişti..

26 Şubat 2012 Pazar

saat 3 sularıydı ...deniz değil , nehir değildi...saat 3ün suları az olmalıydı çok göze batmamalıydı......"kalleş karga canın götünden gelir inşallah" diye söylendi sabri.... sabrinin bir kuşu vardı , yemini vermek için açtığı kafesinden kaçıp gitti dün akşam ...kırmızı alacalı bir kuştu , muhabbet kuşu mudur bilmem ama karga değildi...sabri kırılmasın diye söylemedim ....sabriyi çok sevmezdim , kaşları bu kadar kalın olan insan iyi olamazdı ...kaç kere berberde aldır dedim ,aldırmadı ...bende sevemedim sabriyi...kaşları bu kadar kalın adamdan bi yol olmazdı ...hafif sarı bir kuştu kaçmasına ben de üzüldüm , belki kanaryaydı ama gerçekten karga değildi....sabri kuşu aramaya çıkalım mı dedi kaşlarına bakmaktan gözlerini göremedim , üzülmesin diyede kabul ettim ...saat 3 sularıydı ...çok göze batmamalıydı ..sadece 2 adam ve 1 kuş olmalıydı ...deniz değildi , nehir değildi ... her taşın altına baktım bulamadım.. hafif grimsi bir kuşdu , güvercine çok benziyordu ama sana yemin ediyorum karga değildi....sabri kuşu bulup getirdi. benim çok moralim bozuldu bu güzel kırlangıç kafesleri hak etmiyordu..... baktım sabri çok mutlu oldu ,üzülmesin diye ben de mutlu oldum ...saat 3 sularıydı ...deniz değil ,okyanus hiç değildi...2 adam ve 1 karga evine döndü....

20 Şubat 2012 Pazartesi

gömlek cebindeki tükenmez kalemin mürekkebi , aksa bile göreceği son yer çamaşır makinesının içidir değil mi?  hemen neden akar diye düşündüm . özgürlüğüne kavuşmak içindir dedim...kalemin kapağı gevşemiştir, o yüzden akmıştır cevabı aklıma gelmedi...sonra ne kadar yalnızım diye düşündüm....oysa yalnızlık ile özgürlük çok benzer konular da değildi... ağzımdan çıkan her paragrafın girişine, gelişmesine  ya da sonucuna meze ettiğim hayat ; yaşadığım kadarıyla anlaşılacak gibi bişey olmamalıydı....kalemin özgürlüğünü düşünecek kadar özgür müydüm? oysa biraz önce yalnızlıktan yakınmıştım.....küçük bir kız çocuğu olmam lazımdı aslında ,en başında yapmıştık hatayı...böylece daha  sevimli olacak daha çok sevilecek , yalnızlık ne demekmiş en erken lise 2 ders kitaplarında necip fazıldan öğrenecektim ...olmadı en başında yaptım hatayı ...zaten mürekkep lekesi çamaşır makinesinde çıkmazdı...  bunu paragraflarımdaki hayat bilmezdi..