26 Kasım 2012 Pazartesi

Ezgi Pastahanesi


saat akşam 10 sularıydı ..sular durulmazdı nehir değil, deniz hiç değildi ... pastahaneden 2 tane kaşarlı poğaça aldım , hafif bayattı ... patatesliler  tazeydi ama ben  kaşarlı aldım, çünkü bayat poğaçayı daha çok severim .

çarşının arkasındaki çay bahçesine oturdum. saat  10'u en fazla 5 dakika geçiyordu... kimse yoktu 
bir kupa bardak çay istedim . poğaçaları açtım çayı beklemeden yemeye başladım , yanıma yaşını tahmin 
edemiyeceğim ama pek yaşlı gözükmeyen bir kedi geldi ,ilk başlarda  poğaçayı yerken beni izledi sadece .
sonra işi işgüzarlığa döktü , bacağıma sırnaşmaya, miyavlamaya başladı . bir parça kaşarsız kısmından koparıp
attım .bayat olmasına rağmen yedi , hoşuna gitmiş olacak ki yine geldi . biraz daha attım . ben attıkça geliyor
doymak nedir bilmiyordu , önüme bir baktım 2 tane poğaçanın neredeyse 1 ini kediye atmışım. yine gelip miyavlayınca " siktir ! " diye bağırdım .
 kedi kaçtı . yüksek sesle bağırdığım için arka masadaki hayvan sever ablalar bana ; hayvana yaptığım zulümden ötürü tiksinerek bakmaya başladılar.  poğaçanın birini verirken 
hiç biri bakmıyor , boş insan dertlerini tartışıyorlardı  ..çayı içtim üstüne sigara yaktım .sonra daldım gittim uzaklara  tabi, çay bahçesininde fani insan dertlerine karıştırdım kendimi 
, kedinin kucağıma atlamasıyla kendime geldim .karnı doymuş olacakki atlar atlamaz mayıştı , uyudu . rahatı bozulmasın diye pek fazla kıpırdamadım ,çay buz gibi oldu . ama alaska değil, kutuplar hiç değildi. .
sonra ben de uyumuşum ....

telefonun sesine uyandım . cebimden çıkarsam mı diye düşündüm .  sonuçda kedi vardı,uyuyordu . arayan Ezgi olabirdi " Sucuk , arkana bak ben geldim sana sürpriz yaptım" diyip gerçekten arkamda olabilirdi... 

önce arkama baktım kimse yokdu. sonra telefonu çıkardım ,kedi kucağımdan düştü, düşünce hayvan severler ayaklandı .telefona baktım arayan Fuat'dı . açtım , dayısının oğlu askere gidecekmiş onu uğurlamak için bir gece tertip etmişler bende biraz para varsa ona verecekmişim dayısının oğlunu kerhaneye götüreceklermiş.
"param yok " dedim , inanmadı . hayırlı teskereler diyip telefonu kapattım . 

(okuma hızını burada düşür sevgili okur)

son kez arkama bakıp masadan kalktım . saat 10'u en fazla 1 saat geçiyordu . 

Bayat poğaçaları bana kakalayan tezgahtar kıza aşık olalı tam bir saat olmuşdu ..doymamıştım. 
"pastahanedeki patatesli poğaçalar da bayatlamış mıdır" diye düşündüm.

 Ezgi Pastahanesinin yolunu tuttum. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder