23 Nisan 2012 Pazartesi

Memduh Sucukoğlu (1.Bölüm)

bölüm 1 

boğulmasına çok az bir zaman kala uyandı . 
sırt üstü uyumaya alışan bir insan hayatı boyunca başka şekillerde uyuyamaz ,rahatsız olur ,uyanır ...kendi kusmuğunda yüz üstü sızarak boğulmaktan son anda kurtulmasını ,çok sonra nasıl uyanabildiğini düşününce  buna bağlıyacakdı. 
tuvaletin ışıkları gözlerini kapağından çıkarmasına engel oluyordu..bar tuvaletinin ışıkları afilli olur , insanlar alkolü vücudundan burada söktükleri için , bar sahipleri alkolü tekrar insanların vücuduna sokmada tuvalet ışıklarının etkili olduğunu düşünmüş olmalılar..
ama ona ,tuvaletin alkolü vücudundan  atmasına yardımcı olduğunu pek söyleyemeyiz . o kadar sarhoştu ki önce nerede olduğunu hatırlamadı , sonra burada ne işi olduğunu hatırlamadı ve bunlara cevap ararken daha büyük bir soruyu hatırladı "ben kimim?" .
alkol kana karıştıktan sonra beyin bilinçaltının yönetimine bırakır kendini.bilinçaltına attığımız duygular ,düşünceler, hatırlamamız gereken ne varsa karşımıza çıkarır.
 hangi insan bilinçaltında kendisini hatırlamak istemezki?
cebinde kimliği olduğunu anlaması uzun sürmedi . kimlikde adının yazdığını görünce bilinçaltına yeni bir bilgi öğretti : Memduh sucukoğlu.

annesi ve babasını daha 7 yaşındayken yeşilçam filmlerine konu olacak bir biçimde  kaybettiğini hatırladı.
şöyle :
1987 yazının bunaltıcı sıcağında aile datça'ya yazlıklarına gelirler. o gün denize gitmeden önce memduh, ağaçlardan topladığı kirazları ,piknik sepetinin içine atar . kumsalda memduh ve babasının denizden dönmesini bekleyen  anne piknik sepetinden nevaleyi ve kirazları çıkartır .  çürük olanlardan yemeye başlar (iyiler memduh'a kalmalı  ) .   küçük memduh denizin alt kısmını ilk kez görmüş olmanın şaşkınlığını , kıpırdayan bir canlının üstüne doğru gelmesiyle korkuya bırakır... yaklaşık 4 cm. uzunluğundaki balık memduh'u avazı çıktığı kadar bağırtır..
aynı anda

anne : memduh'un sesini duyunca
 "memd...."
bu sefer çürük olan vişnelerin çekirdeklerini ağzından çıkaramaz,aynı zamanda yutamazda ,çekirdekler öyle bir araftadır ki oksijenin içeri girip, karbondioksitin dışarı çıkmasına izin vermez.

baba: memduh'un sesini duyar duymaz gözlerini kapatıp kıyıya doğru kulaç sallayan baba, önündeki demirden  dubayı görmez,  bütün hızıyla dubaya kafasını çarpan adamcağız orada bayılır..

annesi ve babasının boğulmaları aynı saatin aynı dakikasında gerçekleşir...dediğim gibi çok "klasik" bir ölüm hikayesi. memduh ,yıllar sonra  farklı olaylarda aynı anda boğulmalarını vişne çekirdeğine,balığa,dubaya  bağlayacak ..topladığı vişnelerin çürük olanlarını ve attığı çığlığı beraat ettirecekdi.

elini yüzünü yıkaması ve kim olduğunu hatırlaması, kendisine getirir memduh'u .

burdan çıkması lazım ,gördüğü ilk garsonu kolundan yakalar "pardon hesabı alabilir miyim ?"
garson koluna yapışan bu kaba adamın yüzünü gördükten sonra tebessüm eder " tabi memduh bey "

hesabı ödedikten sonra kendini dışarı atan kahramanımız , hafızasına yardımcı olmak için barda ne yediğine ve ne içtiğine bakmak için cebine itelediği fişi çıkarır .

fişde şunlar yazar:

DUBA BAR

1 balık ızgara (levrek)  22 TL.
4 vişne votka     48  TL.   Teşekkür Ederiz.


8 yorum:

  1. yazılarınızı okumak büyük bir keyif...
    kitaptan bahsediyorsunuz, tümünü buradan mı yayınlayacaksınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. onu daha düşünmedim . belki bu son yazımdır kitaba dair .zaten kitap derken büyütülcek bir şey değil bütün tanıdıklarıma dağıtmak için 12 tane baskı alıcam ..

      çok teşekkür ederim . sucuk

      Sil
    2. anladım :) ben de okumak isterdim :)

      Sil
    3. o zaman ben de 13 baskı alırım :)

      Sil
    4. çok teşekkürler :) birden çok kıymetli hissettim :)

      Sil
    5. :)Okunması keyifli yazılar ama neden 13 baskı.Yalnız anne babamın ölüm şeklinde mizahı hissettik.Bir ölüm ne kadar mizahi olabilirse öyle olmuş.:)

      Sil
    6. peki :) 14.baskı da öğretmenim için

      Sil