3 Nisan 2012 Salı

kazanan


kula kulluk ettiğim bir günün akşamında tanıştım "kısa marlboro light" ile.... ona, bu ismi ben taktım . tabi nüfus cüzdanında farklı bir isim yazıyor ... baktım ki adı yüzünün güzelliğine çok yakışmıyor , ben de bu hayatta en sevdiğim isim ile çağırdım onu 

"kısa marlboro light"...
o da geldi... 

yıllar sonra :

saatlerin zamanı göstermek için değilde daha çok altının vücuda kattığı zenginliği göstermek için takıldığı hayatımda,bizim işlerin saatleri hiç belli olmuyor .bazen gündüz uyurken bazen gece kahvaltı yapıyorum ,ekinokslarda saatleri  1 saat ileri ya da 1 saat geri almıyorum bile ,işte o kadar lazım olmuyor zaman ....kaçakçılığın altın kuralıdır : sevkiyat günü 20 yaşın delikanlılığını taşı!!! ve unutma  her gün sevkiyat olur.... 

mesleğini benim kadar seven yoktur ...bu kadar çok üzülen de yoktur.. ben hiç bir zaman ne iş yapıyorsun diyene kaçakçıyım diyemedim...çünkü yasakmış !!! şerefsizler!!! kaçakçılık olmasa vatandaş 3 liraya marlboro'yı nasıl içecek ? arabistandan bir çay gelicek haftaya,  onu bir içsin o polisler,maliyeciler başka bir şey demiyorum !! kilosunu 5 liradan vericem çünkü benim halkım en iyisine layık ..

kısa marlboro light 'a nikah yapmadım ..yıllarca yaşadık huzur içinde ...


günün birinde doğacak çocuğumuzun boğazından geçecek lokmanın haram olacağından bahsetti....tabi ben çok sinirlendim sonuçda ben çocuğumun ilkokulda hocası, ne olmak istiyorsun? diye sorduğu zaman, kaçakçı olmak istiyorum öğretmenim! dediğini  hayal etmiştim...

çok fazla kulumun olduğu bir zamanda kısa marlboro lightdan ayrıldım ...

1 saat ileri ya da 1 saat geri alma özelliği olmayan altın saati ile, 20 yaşındaki bir adam.. sigarayı 3 liraya içemezdi artık..


( 2 perde olan bir yazının 1.perdesiydi bu ..devamında  kaybedeceği yazıyı yakın bir zamanda yazacağım  )

6 yorum:

  1. Bu yazı bana arkadaşımın anlattığı bir olayı hatırlattı.İlkokul 1.sınıfta meslekleri işlerlerken her çocuk babasının mesleğini canlandırmış arkadaşları bulmaya çalışmış.Öğrencinin birine sıra geldiğinde hırkası nomzunda yürümüş sadece.Öğretmeni anlayamamış tabi ne yaptığını o zaman.Sonradan babasıyla tanışınca öğrenmişki adam hapisteymiş o dönemde.Çocuğun hapisteki volta atmayı canlandırdığını düşünüyoruz.:)

    YanıtlaSil
  2. ben utanırdım çocukken babamın mesleğinden . babamızın mesleğini söylediğimiz o sıra bana hiç gelmesin isterdim çünkü babam işsizdi :) lütfen öğretmenim ,benim gibi sucuk olanları utandırmayın bu soruyla

    YanıtlaSil
  3. Bu soruyla kimseyi utandırmadım çünkü tek tek evlerine gittim öğrencilerimin.İyikide gitmişim diyorum.Çocuğu tanımakda büyük etken.Hepsinin ailesini tanıdığım için böyle bir soruya gerek kalmadı ya da sorduğumda babası olmayan ya da işsiz olana daha özenli bir şekilde yaklaştım.Böyle sorularda isteğe bırakıyorum genelde.Babasını hiç tanımamış öğrencide var sınıfımda işsiz olanda vs.

    YanıtlaSil
  4. Mesleklerle ilgili konu işledim bugün birde öz geçmiç.anne ve babalarından bahsetmelerini gerektiren konulardı.Aklıma bu yazı geldi daha özen göstermeye çalıştım.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. öyleyse bu yazının kazananı benim! yazılarımı okuduğunuz için zaten mutluydum şimdi arada düşündüğünüzü öğrenince deymeyin keyfime ...bir kitap yazıyorum belki okursunuz onuda .. sizin okuma ihtimalinizi de katarsam 13 kişinin okumasını beklediğim bir kitap yazıyorum

      Sil
    2. daha çok kişi okumalı bence...

      Sil